Son zamanlarda beynimin %100’ünü kullanıyorum. Yıllardır yapmak istediğim yüksek lisans hedefime yürüyorum bu ara. Normalde nefret ettiğim ders kitaplarına aşkla bakar oldum. İşin en keyifli tarafı tabi ki yabancı dil çalışmak oluyor. Hem yurt dışı tatillerim, hem yüksek lisansım, hem dijital kariyerim için gereklilik haline geldi bu durum. Tabi ben yabancı dili kitaplardan gramer ezberleyerek öğrenebilen biri değilim. Dizi izlemek, …
Betonarme Bina
Uzun zamandır odaklanma konusunda sıkıntılarım mevcuttu. Bir dönem bu ve başka sıkıntılarım için terapiye gitmiştim. Terapi o dönem yaşadığım güncel sorunlar için ilaç gibi gelmişti ancak odaklanma sorunuma çare olmamıştı. Özellikle son çalıştığım şirkette işe başladığımdan beri (4 sene) toplasanız 5-6 kitap bitirebilmişimdir, bunun bi üç katını da yarım bırakmışımdır. Evet. Filmleri, dizileri, kitapları seri bir şekilde yarım bırakıyordum. Normalde …
Crime Scene Do Not Cross
Zaman zaman varoluş sancıları yaşıyorum. Hayatım boyunca sık sık varlık sebebimizi, hayatımın amacını, yapmam gerekenleri ve yapmayı hayal ettiğim şeyleri sorguladım. Bu sorgulama ihtiyacı 13-14 yaşlarımda başlamıştı. Küçükken de dümdüz düşünen biri değildim. Farklı insanlarla diyalog kurmayı severdim, her şeyi olması gerektiği gibi yaşayan insanlar hiç dikkatimi çekmezdi. Onlardan kolayca sıkılırdım. Aslında her şeyi olması gerektiği gibi yaşayan bir ailede …
Issız Aşklar ve Bazı Diziler
Herkesin dönüp dolaşıp tekrar tekrar izlediği dizi ve fimleri vardır. Sonunda ne olacağını bilirsin ama yine de aynı keyifle izlersin. Net sayıları hatırlamasam da Dexter’ı 4, Friends’i belki 5, Sex And The City’i de bi 4-5 kez izlemişimdir. Bi yerde, aynı şeyleri tekrar tekrar izlemenin sebebinin kaygı bozukluğuyla ilgili olduğunu okumuştum. Kişi, izlediği dizi veya filmle bir bağ kurup onu …
Siktir Etme Sanatı
Bugün, aile ve iş uğruna kendini feda edenler için yazıyorum. Yıllardır sabahın köründe kalkıyorum. Duş, kahvaltı, süslenme, işe gidiyorum. Günde en az 10-20 kişiye laf anlatmak, birbirinden tamamen farklı ve bağımsız insanların organizasyonunu yapıp onları bir araya getirmeye çalışmak, bana bağlı olmayan ekiplerin kaliteli hizmet sunmasını sağlamak ve sunmazlarsa hizmet alanların dırdırıyla uğraşmak benim işim. Evet, sorunu olan herkes bana …
La Vie En Rose
Geçtiğimiz günlerde kendimi bir tartışmanın içinde buldum. Uzun ilişki ile flört taraftarları fikirlerini beyan ediyorlardı. Flörtçüler, günümüzde insanların her şeyi hızlı tükettiklerini bu nedenle ilişki kurmanın artık mümkün olmadığını belirtirken uzun ilişkiciler hala umut vadeden ilişkilerden örneklerle tez çürütmeye çalışıyorlardı. Ben de iflah olmaz bir uzun ilişki insanıyım. Evet flört etmek çok heyecanlı ve eğlenceli, ancak flörtün süresi maksimum 1-2 …
Acılara Yürüyor Korkmuyorum
Evet, ben de çeşitli acıların tadına baktım zaman zaman. Aşk acısı, ölüm, dost kazığı gibi pek çok şeyi ben de herkes gibi yaşadım. Her yazar, kendinden ilham alır. Kurgusal hikayelerde bile yazar aslında kendi deneyimlerinden hayal dünyaları yaratır. Ben de Neverland’de biraz kendimden ilham aldım. Edinburgh ve Svalbard hayallerim var. Venüs, yönetici gezegenim. Zaman zaman acı içinde olduğum günlerim de …
Neverland
Önünde duran tabağa bakıyordu. En sevdiği yemekle dolu, mis gibi bir tabak. Ekranda günlerdir izlediği dizinin 3. Sezonu oynuyordu. Ama o gözlerini tabaktan alamamıştı. Dizinin replikleri odada ses yaratmaktan başka bir işe yaramıyordu, kafasını kaldırıp bir kere ekrana bakmamıştı. Bunun sebebi ise yemeğin güzelliği değil, boğazına bir yumruk gibi saplanan acıydı. Tabağından zorla birkaç kaşık yemek yedikten sonra dalıp gitmişti. …
Neden Nemesis?
Duygularımız mı karakterimizi belirler yoksa karakterimiz mi duygularımızı? İçinde bulunduğum pek çok ikilemden biri de bu. Hayat her an insana farklı deneyimler yaşartır ve bunun sonucunda da tecrübelerle donatılırız. Kimi zaman ağlamaktan helak olduğumuz, kimi zaman mutluluktan havalara uçtuğumuz tecrübeler… Yaşadığımız her olay aslında karakterimizi bir heykeltraş gibi yontuyor, bize şekil veriyor. Seneler önce çok ağladığınız bir olaya şu an …
Evrenin Sesi
Yeni bir kitap okumaya başladım. İsmi Rezonans Kanunu. Evrenin çekim yasasını bilimsel verilerle açıklıyor yazar. Ne düşünürsen o başına gelir tarzı bir kitap. Ben aslında manifestmiş duaymış pek inanan biri değilim. Nazara da inanmam. Yılların tecrübesi olarak inandığım tek şey var, büyük konuşulan her lafı bir gün yaşamak zorunda kalırsınız. Maalesef bu benim başıma geldi çok kez! Üniversitede aynı bölümde …
