Hayatın Gerçekleri

Evrenin Sesi

Yeni bir kitap okumaya başladım. İsmi Rezonans Kanunu. Evrenin çekim yasasını bilimsel verilerle açıklıyor yazar. Ne düşünürsen o başına gelir tarzı bir kitap. Ben aslında manifestmiş duaymış pek inanan biri değilim. Nazara da inanmam. Yılların tecrübesi olarak inandığım tek şey var, büyük konuşulan her lafı bir gün yaşamak zorunda kalırsınız. Maalesef bu benim başıma geldi çok kez! Üniversitede aynı bölümde okuduğumuz bir arkadaşımız birden okula gelmemeye başlamıştı. Merak ettik, aradık. Annesi meme kanseriymiş, durumu iyi değilmiş. Hiçbir kötü niyetim olmadan ‘’Yazık ya, nasıl dayanıyor acaba?’’ Dedim. Kendi kendime sorduğum soruyu evren duymuş olsa gerek ki sonraki sene tam mezuniyetime 2 ay kalmışken annemin meme kanseri olduğunu öğrendim. Evren bana dedi ki, nasıl dayanılıyor bi bak bakalım! Başkasının acısına bakıp vah vah dememeyi öğrenmiş oldum. Annenin ne kadar kıymetli bir varlık olduğunu, kanserin insanlık tarihinde var olmuş en berbat hastalık olduğunu görmüş oldum. Hayat gerçekten sürekli bir şeyler öğretiyor insana. Aradan yıllar geçti, annem iyileşti. Ben iş hayatına geri döndüm. Bir gün iş arkadaşıma dedim ki ‘’Iıyyy küçük erkek ne yaa, kendimden küçük biriyle asla birlikte olmam! Benden en az 5 yaş büyük olmalı…’’ Bu lafımdan yaklaşık 2 ay sonra kendimden küçük bir vatandaşa aşık oldum. Ama ne aşk! Birbirimizden başka bir şey yok sanki yeryüzünde. Gözümüz hiçbir şey görmüyor! Hayatımın en ciddi ilişki istemediğim, evlenmeyi düşünmediğim dönemimde böyle tutkulu bir aşk yaşamak bambaşka hissettirmişti. Bir yandan ‘’Yıllarca uzun ilişki yaşayanlar hiç sıkılmıyor mu yeeaa, bir erkekle ömür boyu evli kalınır mı insan bıkar yeeaa…’’ diye düşünürken insan neyin içine düştüğünü bilemiyor. Meğer ben aynı adamı yıllarca sevebiliyormuşum, onu görmekten hiç sıkılmıyormuşum. Evren bana dedi ki, büyük konuştuğun her lafı yaşamadan ölmeyeceksin. Ve tekrar etti, sorduğun her sorunun cevabını da yaşayarak öğreneceksin!

Rezonans Kanunu’nu okumaya başlamadan önce bu tarz deneyimler edinmiş olmam kitaba karşı oluşabilecek ön yargılarımın da önüne geçmiş durumda. Ben tanımlayamasam da bi enerji var orda bi yerde. Kader mi? Çekim yasası mı? Her şeyi dinleyen bir tanrı mı? Bilemiyorum. Kitap güzel, enerji alanıyla ilgili pek çok deney yapılmış. Bu deneylerden verileri ve analizleri paylaşıyor. Düşüncelerimize yoğunlaşarak ve doğru şekilde isteyerek hayallerimizi yaşayabileceğimizi anlatıyor aslında. Ben de bugün yine geçmişte gördüğüm ve bana çok saçma gelen bir şeyi denedim. Vision board hazırladım kendime! Evet aşırı saçma bulduğum bir şeydi. Ama Rezonans Kanunu’nda isteklerimizi görselleştirirsek onların gerçekleşme ihtimaline daha kolay kendimizi inandıracağımızı bu sayede daha güçlü bir enerji alanı yaratarak isteklerimizi hayatımıza çekeceğimizi söylüyor. Ben napıyım Pierre Bey öyle buyurmuş. Yapacağız mecbur! Hayatım boyunca istediğim her şeyin görselini ekledim. Fonda Sertab Erener’den Olsun çalıyor. Yine kahve içiyorum. Çalışma masamda oturmuş ne var ne yok manifestliyorum. Boarddaki görseller benim için gerçekleşmesi zor istekler, bakalım hangileri olacak? Gerçekleşen her bir isteğim için ayrı bir yazı yazacağım. Bu da böylece tarihe geçsin 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir