Hayatın Gerçekleri

Renacer

Hayatın kimse için kolay olmadığı kanaatindeyim. Herkes farklı sınavlar veriyor. Dünyanın her şeye rağmen dönmeye devam ettiği gerçeğinin karşısında şahsi sıkıntılarım bir dağ gibi büyümeye devam ederken ben de ne yapacağımı bilemedim, yazmak istedim.

Bu yeryüzünde geçirdiğim 33. yılda içimde kocaman bir boşluk var. Tam her şeyi başardım derken aslında hiçbir yere varamadığımı hissettim. Bunu size nasıl anlatabilirim? Boğazımı biri sıkıyormuş gibi. Göğsümde kocaman bir ağırlık varmış ve nefesimi daraltıyormuş gibi. Eminim pek çoğunuz dönem dönem bunları hissetmişsinizdir. Çok fazla şey için çabaladım. Nirvanayı da gördüm en dibi de. Ancak öyle bir noktaya geldim ki şimdi, bulutların üzerine çıkarken birden yere çakılmışım gibi. Bunun tek çözümü hayatımı resetlemek sanırım. Resetleme için güç ve cesaret gerekiyor. Sosyal medyada gördüğünüz ‘’beyaz yakalı işimden istifa ediyorum yeni bir hayat başlıyor’’ zırvalarından bahsetmiyorum. Zira bunu yapan şahıslar sosyal medyada bir yer edindikten sonra tercihen güneye göçüp topluma influencerlık hizmeti veriyorlar(!) Ben de beyaz yakalı işimden istifa ettim. Ancak ne güneye göçecek param ne de bir meslek tanımım var. Çocukluğumdan beri yazmaya aşığım. Toplum tarafından sürekli ‘’yazar olursan aç kalırsın’’ baskılarına maruz kaldığım için yazarlık içimde hep bir yerlerde yaşadı. Kendi kendime yazdım geceleri. Gündüz ciddi ofis işlerimi yaptım. Senelerce mobbingle başa çıkmaya çalıştım. 7 senelik ilişkimde zaman zaman Mr Big’e mekdanıs menüsü fırlatan Carrie gibi öylece kalakaldım. Özellikle hanımefendilerin bu konuda yaşadıklarıma ayrıca ilgi göstereceklerini düşünüyorum. Sex And The City tarzında bir yazı dizisine başlarım belki, neden olmasın? Hepimiz hayatımızın bir döneminde Carrie olduk maalesef. Neyse!

Şimdi buradayım. Fonda Billie Eilish’ten TV çalıyor. Terasta kahvemi içerken bu satırları yazıyorum. Küçük kedim uyuyor yanımda. Tek bir soru var kafamda. Ben şimdi ne yapacağım? Yeniden başlamak için ne çok erken ne çok geç. Ama bildiğim tek bir şey var, bu son dönemeç. Yeni hayatıma başlarken içimdeki boşluğu bir nebze olsun doldurmak için, sadece kendim için yazacağım. Para kazanma kaygım yok, kitap yazma gibi bir beklentim yok. Beklentiler olmadan yaşamak ne büyük özgürlük! Dilerim boğulurken karşılaşırız sizinle. Yalnız olmadığınızı hissettirebilirsem, nefes almak için sizi uyandırabilirsem ne mutlu bana.

Evrenime hoş geldiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir